Cilt Lekelerini Tedavi Etmek Mümkün mü?

Ciltte oluşan lekelerin ardında birçok farklı neden olabilir. Leke oluşumuna yol açan nedenler lekelerin türü ve tedavi süreçlerinde de etki gösterebilir. Cildimiz başta güneş ışınlarına maruziyet olmak üzere hormonal değişimler, hatalı kozmetik kullanımı, tedavi edilmemiş cilt kusurlarının yol açtığı hasarlar gibi farklı nedenlerle lekelenebilir. Leke tedavisinin kişiye özel planlama gerektirdiğini belirten Prof. Dr. Yelda Kapıcıoğlu, farklı tipteki cilt lekeleri ve bu cilt lekelerine özel tedavi alternatifleri hakkında değerli bilgiler aktardı.

#leketedavisi


Dr. Yelda KAPICIOĞLU

Cilt Lekeleri İçin Farklı Tedaviler Uygulanabilir


Güneş ışınlarına çok maruz kalma, ciltte oluşan inflamatuar hastalıklar, hormon bozuklukları, ilaçlar ve cilde zarar veren doktor kontrolsüz yanlış kozmetik ürünlerin kullanımı gibi farklı nedenlerle cilt lekelerinin oluşabileceğini belirten Prof. Dr. Yelda Kapıcıoğlu farklı cilt lekesi tipleri için uygulanabilen ve etkili sonuçlar verebilen çeşitli tedavi alternatifleri olduğunu vurgulayarak detaylı bilgi aktardı: “Cilt lekeleri aynaya bakıldığında rahatsızlık verebilen, ek kozmetik kullanımına neden olabilen oluşumlardır. Kimi zaman sağlık sorunlarının yansıması olarak da görülebilirler. Bu nedenle cilt lekelerinin detaylı muayenesi ve tetkik edilmesi son derece önemlidir. Cilt lekeleri farklı derinlikte ve farklı renklerde olabilir. Açık veya koyu kahverengi, mavi veya gri ve pembe kırmızı tonlarında oluşabilen lekelerin ayrıca zemininde kılcal damar olup olmaması da tedavisi protokolünü belirleyen çeşitli unsurlar olarak değerlendirilir.”




Melazma/Hamilelik Lekesi Tedavisi


Melazma, genellikle yüzde doğal cilt renginizden daha koyu olan yamalar ve lekelere neden olan bir cilt rahatsızlığıdır. Yaygın olsa da, melazma başka bir cilt rahatsızlığıyla karıştırılabilir. Melazma ortaya çıktığında ciltte kahverengi, grimsi kahverengi veya mavimsi gri lekelere ve çil benzeri noktalara neden olabilir. Bunlar genellikle yanaklar, alın, çene ve hatta üst dudağın üstü gibi yüzün belirli bölgelerinde görülür. Daha az yaygın olmakla birlikte, kollarda, boyunda veya başka yerlerde de melazma gelişebilir.


Sağlık için bir risk teşkil etmemekle birlikte kozmetik anlamda memnuniyetsizliğe neden olabilirler. Melazma lekelerinin hafifletilmesinde ve bazı durumlarda giderilmesinde kişiselleştirilmiş birçok farklı yöntem deneyebiliyoruz. Leke tedavisinde olmazsa olmazı güneşten korunma ve güneş koruyucu kullanmaktır. Cilt tipine göre seçilen güneş koruyucu kremleri 3 saatte bir yenilemek ve yaz kış kullanılması gerekmektedir. Cilt tonunu açma etkili özellikte tasarlanmış kozmetik kremler, vitamin karışımları, topikal majistral krem uygulamaları tercih edilebilir. Güneş lekelerinin tedavilerinde daha etkili yöntemlere de başvurulması gerekebilir. Bunlar, BBL (Broad Band Light), lazer tedavileri, kimyasal peelingler, mezoterapi, PRP ve mikro iğneleme gibi çok çeşitli tedavileri tek başlarına ya da kombinleyerek lekeli cilt bölümlerine uygulanabilir. BBL ve lazer tedavileri ile renk hücreleri olan melanosit hücrelerinin ışık enerjisi ile yok ve cilt yenilenmesi edilmesi hedeflenir. Kimyasal peeling uygulaması ile lekelere özel bir asit karışımı sürülerek cildin kontrollü bir şekilde soyulması sağlanır. Mezoterapi tedavisi ile cilt yenileyen ve cilt aydınlatıcı etkisi olan vitaminler, mineraller cilde enjekte edilir.”


Güneş/Yaşlılık Lekesi Tedavisi


Güneş lekeleri cildin güneş gören yerlerinde ortaya çıkan koyu renkli keskin kenarlı küçük yamasal lekeleridir . Güneş lentigoları özellikle 40 yaşın üzerindeki kişilerde çok yaygındır. Bazen “yaşlılık noktası” veya “yaşlılık çili” olarak da bilinirler. Güneşin ultraviyole ( UV ) radyasyonuna maruziyet ile renk hücrelerinin (Melanositlerin) çoğalması ve deri hücrelerinde pigment birikmesi sonucu ortaya çıkan lekelerdir. Yaşlılık lekeleri oluşumunda güneş maruziyetini vurgulayan Prof. Dr. Yelda Kapıcıoğlu yaşlılık lekeleri ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaştı: “Güneş ışınlarına karşı tedbir alınmaması, yaşlanma ile birlikte melanin üretiminin artması, genetik yatkınlık gibi bir dizi unsurla yaşlılık lekeleri ortaya çıkabiliyor. Yaşlılık lekelerine vücudun farklı bölümlerinde rastlamak mümkün; özellikle yüz ve ellerde görülme sıklığı belirgin ölçüde artıyor. Yaşlılık lekelerinin tedavi sürecinde de çeşitli yöntemlerden yararlanılması mümkündür, ancak leke kremleri ile tedavisi yoktur. Bu tedavilerin başlıcaları kriyoterapi, lazerler ve kimyasal peeling yöntemleridir. Kriyoterapi sıvı azot ile yapılan bir dondurma yöntemidir. Lekeli cilt bölümü dondurulur, daha sonra iyileşmeye bırakılır, sıvı azot püskürtülen leke kısmı kabuklanır ve kendiliğinden dökülür, yerini lekesiz cilt alır. Yaşlılık tedavisi dahilinde yine güçlü yöntemlerden biri lazer tedavisidir. Lazer tedavisi ile kısa sürede etki alınabilir, lekelerin bulunduğu cilt yüzey tabakasının kontrollü olarak soyulması mümkün olabilir. Kimyasal peeling belli konsantrasyondaki asitlerle deriyi kimyasal olarak soyma işlemidir, yine burada da kabuklanma ardında dökülme ve lekenin kaybolması beklenir. Tedavilerin seans sayısının hasta ihtiyaçları doğrultusunda belirlenmesi son derece önemlidir.Tedavi sonrası yenilememesi için güneşten korunmak esastır.”


Sivilce İzi Tedavisi


“Akne izi ya da sivilce izi kişinin görünümünde rahatsızlık yaratan leke türlerindendir ve görülme sıklığı son derece yüksektir. Önemli olan akne izleri henüz çok belirginleşmeden tedavi süreçlerinin başlatılmasıdır.” hatırlatmasında bulunan Prof. Dr. Kapıcıoğlu sözlerini şöyle sonlandırdı: “Hormonlar, cilt sebumunun artması, gözeneklerin tıkanması, gözenekte bakterinin çoğalması, yanlış cilt bakımı, ilaçlar gibi farklı nedenlerle akne oluşumu söz konusu olabilmektedir. Aknelerin erken ve doğru bakımla yönetilememesi ve aknelerle oynanması sonucu sivilce geçtikten sonra bazı kişilerde kırmızı-kahverengi leke oluşumu ile karşılaşılabilir. Bu lekeler güneş ışınlarına temas ettiğinde koyulaşabilir. Sivilce izi tedavisinde çok çeşitli yöntem ve alternatifler bulunmaktadır; bunlar renk ve cilt kalitesini düzelten kremlerden BBL, lazerler, dermapen, PRP, mezoterapi, iğneli radyofrekans, kimyasal peelingler gibi tek veya kombine olarak tedaviden yararlanmak mümkündür. Bilinçsiz krem kullanımından kaçınılması ve hekim önerilerine harfiyen uyum sağlanması gerekir.”